8678 Görüntüleme |  10

Tasarım çatalınızın ucunda!

Gezen, gören, yaşayan insanlar artık gittikleri restoranlarda lezzetin yanı sıra tasarım ve dekorasyona da dikkat eder oldu. İstanbul’da her geçen gün yeni restoranlar açılıyor ve rekabet büyük. Dolayısıyla mekan atmosferinin ‘bilirkişi’ elinden geçmesi gerekiyor, hatta ne kadar iyi bir imza olursa o kadar iyi. Biz de yiyecek – içecek ve eğlence sektörüne giren beş yeni mekanı mercek altına aldık, mimarlar da yarattıkları gastronomi mabedlerini anlattı bizlere…

FIAMMA // İç mimar Ahmet Tolan – Tolan Mimarlık

Ahmet Tolan

Bu restoran projesine başlamanıza etken ne oldu? Müşterimle ortak bir arkadaşımızın beni önermesiyle iş birliğimiz başladı.

Bu kaçıncı restoran projeniz? 30 üzerinde restoran ve kafe projesi gerçekleştirdik.

Bu projeyi tasarlarken çıkış noktanız neydi? Mekanın Gezi Otel içinde yer alması ve otelin Design Hotels üyesi olması, ister istemez kullanılan malzeme ve atmosfer konusunda kaliteyi gerektirdi. Çıkış noktasında ise özgün bir tasarım olmasına özen gösterdik ve başarılı olduğumuza inanıyorum. Tasarım anlayışımız; herhangi bir projeyi, edindiğimiz tecrübe ve bilgi birikimimizle yeni teknolojiler kullanarak ekonomik, sade, basit, akışkan ve fonksiyonel şekilde çözümlemek… Misyonumuz, müşterimizin ihtiyaç ve bireysel tercihlerini tecrübelerimizle uyum içinde yorumlayarak, beklentilerine cevap verecek tasarım ve uygulamaları sunabilmek diyebilirim. Fiamma’da müşterimiz Ertuğrul Atay, Can Atay ve Vittorio Sindoni ile yukarıda bahsettiğim uyum içerisinde çalışabildik ve ortaya doğru çözümlenmiş bir proje çıkardık.

cc

Fiamma’nın dekorasyon tarzını nasıl tarif edersiniz? Yenilikçi, zamansız, değişken ve konforlu olarak tanımlayabilirim.

Bu restoranın kendine özgü duruşunu simgeleyen en belirgin ayrıntı hangisi? Mekanın sahipleri.

Projeye sizinle birlikte katkısı olan isimler var mı? Bütün Tolan Mimarlık ekibi, özellikle Meryem Üstünel ve Berkan Mumcu’ya katkılarından ve çalışkanlıklarından dolayı teşekkür etmek isterim.

Sizce bir restoranda ideal aydınlatma nasıl olmalı? Monumental, atmosferik, endirekt ve ayrıca günün saatlerine, işlevine göre değişken olmalı…

Tasarlardığınız restoranlarda asla neyi göremeyiz? Doğal olmayan malzeme göremezsiniz, özellikle suni çiçek.

Bir restorana adım attığınızda ilk neye dikkat edersiniz Atmosferine…

Her yönüyle iyi bir restoran sizin için nasıl olmalı? Sahibinden çalışanına, mekanın atmosferinden menüsüne kadar bir bütün olmalı.

Burası hayalini kurduğunuz restoran mı? Hayalini kuramasam tasarlayamam.

COLONIE // Tasarımcı Koray Özgen – Özgen Design Studio

Koray ôzgen copy

Bu projeyi tasarlarken çıkış noktanız neydi? Colonie projesinde Yücel ve Gülin Özalp çiftiyle çalıştık. Bu projede; görsel kimlik, mekan konsepti ve buna bağlı özel tasarımlar ürettim.

Colonie’nin dekorasyon tarzını nasıl tarif edersiniz? Karaköy’ün ruhunu ve yaşanmışlığı öne çıkaran bir tasarım yaklaşımı önemliydi. Bir liman mahallesinde var olabilecek konukseverliğin ve kozmopolit yaşamın tasarımlara yansıması gerekiyordu.

Bu restoranın kendine özgü duruşunu simgeleyen en belirgin ayrıntı hangisi? Bir taraftan brüt betonun metal, ahşap ve yeşil bitkilerle birlikte yaşadığı, diğer taraftan ise gri tonlarının bakır ve pirinç gibi metalik renklerle birbirine karıştığı bir mekan olması…

Projeye sizinle birlikte katkısı olan isimler var mı? İç mimari düzen ve uygulama AKS Mimarlık Murat Öztürk & Nur Kanatlı tarafından; duvar, kolon, perde gibi elemanların görsel efekt ve el işi uygulamaları Berlinli tasarımcılar A. Bormann ve S. Serman tarafından yapıldı. Mutfak kapandığında kullanılan storların üzerinde yer alan illüstrasyonlar ise Engin Öztekin’e ait. Ayrıca Gülin Özalp ile beraber Paris, Berlin, Kopenhag ve Milano gibi kentlerde mekanın ruhuna uygun nesneler bulup, işlevsel ve görsel olarak buraya entegre ettik.

zz

Sizce bir restoranda ideal aydınlatma nasıl olmalı? Aydınlatma konusunu, özellikle de bu mekan konsepti bağlamında algının kültürel boyutuyla değerlendirmek gerekiyor. Böyle olunca, aydınlatmayı mekan içinde deneysel bir yaklaşımla, bazen de sezgisel kararlarla çözmek önem kazanıyor.

Tasarlardığınız restoranlarda asla neyi göremeyiz? Taklit mobilya.

Bir restorana adım attığınızda ilk neye dikkat edersiniz? Sandalyelere…

Her yönüyle iyi bir restoran sizin için nasıl olmalı? Günümüzde restoranlar bir ‘dekorasyon projesi’nden daha çok insanların duygularına hitap edebilen mekanlar olmalı. Aynı zamanda az inşaat ve az malzeme ile yaratılmış ama kültürel bağlamda da sürdürürebilir mekanlar olmalı.

Burası hayalini kurduğunuz restoran mı? Bence burada önemli olan, müşterinizin hayalini kurduğu restoranı kendi tasarım kültürünüz aracılığıyla bir mekana tercüme edebilmek. Renk, ışık ve dokularla belli bir duygu oluşturmak ve de insanların duygularına yerleşebilmek… Kullanılan nesneler ve mekansal detaylarla farklı söylemler yaratabilmek…

NOPA // Mimar Seyhan Özdemir & İç mimar Sefer Çağlar – Autoban

AUTOBAN PORTRAIT_06

Bu kaçıncı restoran projeniz? Tam olarak bir rakam vermek zor. İlk 11 yılı geride bırakırken 350 üzerinde proje tamamlamış olduğumuzu biliyoruz. Nopa projesi, The House Group ile olan uzun soluklu iş birliğimizde geldiğimiz yeni bir nokta.

Bu projeyi tasarlarken çıkış noktanız neydi? Nopa projesi, içinde bulunduğu Nilüfer Apartmanı ile birlikte ve onun çizgisine paralel olarak yapıldı. Nişantaşı Atiye Sokak silüetindeki bu boşluğa traverten katmanların bir arada düzenlemesiyle oluşan yeni bir bina tasarladık. Binanın iç mekanı doğal malzemelerden oluşan ve zanaat tarafı öne çıkan katmanlardan oluşuyor. Dış mekanda ise aynı katman etkisini bu kez dikey bahçede görüyoruz. Bahçe, iç mekan tasarım anlayışının bir uzantısı şeklinde devam ederek mimari bütünselliği koruyor. Amacımız, Nişantaşı bölgesindeki apartman tipolojisine yeni bir öneri ve bakış açısı getirmek diyebiliriz.

Nopa’nın dekorasyon tarzını nasıl tarif edersiniz? Autoban olarak dekorasyon yerine ‘tasarım’ demeyi tercih ediyoruz çünkü ele aldığımız hiçbir projede mekan giydirmiyor, aksine mekan içinde mekan ya da mekanlar yaratıyoruz. Bu tasarım yaklaşımını bir ‘iç kabuk yaratma’ olarak da tanımlayabiliriz. Kimi zaman mikro mimari olarak adlandırdığımız bir sistem, kimi zaman da Nopa projesinde olduğu gibi mekanın ince ve uzun bir plandaki dikdörtgen formunu monotonluktan çıkararak içeride zengin bir tasarım dili oluşturacak şekilde katmanlar kurguluyoruz. Dikey yüzeylerde ahşap ve mermer gibi gerçek malzemeler, doğal dokularını ön plana çıkartacak şekilde kullanılırken, mekan içindeki tüm ikincil fonksiyonlar (şarap mahzeni ve bar arkası içki ünitesi gibi) dikey yüzler içine gömülerek, düz bir satıh ve bütünlük elde edildi. Bina cephesinde kullanılan geometrik kompozisyonun iç mekanlarda da uygulanmasıyla iç ve dış ilişkisi arasındaki bütünlük algısı devam ettirildi.

 nn

Bu restoranın kendine özgü duruşunu simgeleyen en belirgin ayrıntı hangisi? Zanaatkar katmanlar ve yeni bir restoran deneyimi sunuyor olması.

Projeye sizinle beraber emeği geçen isimler var mı? Başta House Group ve Autoban proje ekibi olmak üzere, bu projede beraber çalıştığımız tüm ekipler projenin gelişimine katkıda bulundu.

Sizce bir restoranda ideal aydınlatma nasıl olmalı? Aydınlatma her projede çok büyük önem taşıyor ve mutlaka tasarıma uygun olması gerekiyor. Bu tür özel mekanlarda aydınlatma, amaca uygun ve konfor seviyesi göz önünde bulundurularak projelendirilmeli. Bu projede de, farklı ışık kaynaklarıyla değişik ortamlar sağlayacak efektleri elde etmek üzere bir denge yaratarak çalıştık.

Tasarlardığınız restoranlarda asla neyi göremeyiz? Tüm projelerimizde yapay malzeme kullanmaktan kaçınıyoruz.

Bir restorana adım attığınızda ilk neye dikkat edersiniz? Tasarımın o mekandaki deneyimi çok iyi tarif edecek şekilde okunup okunmadığına…

Her yönüyle iyi bir restoran sizin için nasıl olmalı? Bulunduğu lokasyondaki sosyal hayata yeni bir katkı getirmeli ve bu konuda yeni öneriler sunarak liderliği devralmalı.

Burası hayalini kurduğunuz restoran mı? Autoban olarak her yeni proje ile hayallerimizi geliştiriyoruz.

THE BAR // Dekoratör Ebru Mengenecioğlu – A Day of Design

vv

Bu restoran projesine başlamanıza ne etken oldu? Emre Ergani yakın arkadaşım. Kendisinden teklif geldi, ben de zevkle kabul ettim.

Bu kaçıncı restoran projeniz? Good Mood G – Mall projesi ve daha sonra İstinye Park ve Bağdat Caddesi’nde birkaç proje daha yaptık.

Bu projeyi tasarlarken çıkış noktanız neydi? Burası Kuruçeşme Les Ottomans Otel’in rıhtımında yer alan yazlık bir mekan olduğu için yaza uygun bir atmosfer düşündük…

The Bar’ın dekorasyon tarzını nasıl tarif edersiniz? Dekorasyonda eklektik tarzı seviyorum. Burada da eklektik, biraz tropik ve romantik bir tarz var. Mekanın genel ruhu ve dokusu çok güzeldi ve onu bozmadan eklemeler yapmak istedim. Ayrıca samimi bir ortam olmasını da düşündüm. Bu nedenle loş ama renkleri ve bitkileri öne çıkaran bir konsept kurguladım. Güneşin rengi sarıyı, Boğaz’ın derin yeşilini; kısacası doğanın renklerini birlikte kullandım.

ee

Bu restoranın kendine özgü duruşunu simgeleyen en belirgin ayrıntı hangisi? Kullanılan kumaşlar diyebilirim, burada Jim Thompson ‘outdoor’ kumaşlarını kullandık.

Projeye sizinle birlikte katkısı olan isimler var mı? Elbette var, ortağım iç mimar Mehmet Yücebaşoğlu.

Sizce bir restoranda ideal aydınlatma nasıl olmalı? Aydınlatma çok önemli. Burada, loşluk hissi yaratan fener ve mum ışıklarına ağırlık verdik.

Tasarlardığınız restoranlarda asla neyi göremeyiz? Sadece restoran projelerinde değil, hiçbir projemde yapma çiçek kullanmıyorum.

Bir restorana adım attığınızda ilk neye dikkat edersiniz? Atmosfer ve dekorasyon…

Her yönüyle iyi bir restoran sizin için nasıl olmalı? Öncelikle yemek kalitesi, servis ve dekorasyon güzel olmalı. Aydınlatma ve müzik de bir o kadar önemli.

Burası hayalini kurduğunuz restoran mı? Hayalini kurduklarimdan biri diyebilirim.

NOI // İç mimar Sinan Erül – erül.design

ww

Bu restoran projesine başlamanıza ne etken oldu? Mekan sahipleri arkadaşım. Mevcut mekandan memnuniyetsizliklerini biliyordum ve bizimle çalışmak istediler.

Bu kaçıncı restoran projeniz? Hiç saymadım ama saydığım kadarıyla 39 olması lazım.

Bu projeyi tasarlarken çıkış noktanız neydi? Zeynep Moroğlu ve ekibinin ağırlıklı olarak bir İtalyan restoranı isteği vardı. Biz de buna göre düşündük ama öncelik olarak mekanda bizi en çok rahatsız eden ışık rengini değiştirmek çıkış noktamız oldu diyebilirim.

Noi’nin dekorasyon tarzını nasıl tarif edersiniz? Görüş açılarının olduğu, doğal, yaşayan, bulunduğu yerin potansiyelini tümüyle kullanan, yeşili bol ve iç – dış olarak bütünleşen bir mekan hayal ettim.

vvv

 Bu restoranın kendine özgü duruşunu simgeleyen en belirgin ayrıntı hangisi? Bar ve mekanın havası.

Projeye sizinle birlikte katkısı olan isimler var mı? Projede Berfu Özen, Hande Enhos ve Zeynep Moroğlu, uygulamada ise Halil Menderes.

Sizce bir restoranda ideal aydınlatma nasıl olmalı? Gerektiği kadar ve günün bütününde değişken…

Tasarladığınız restoranlarda asla neyi göremeyiz? Tekrar.

Bir restorana adım attığınızda ilk neye dikkat edersiniz? Bende bıraktığı ilk his çok önemli.

Her yönüyle iyi bir restoran sizin için nasıl olmalı? Dekorasyon, lezzet ve servis birlikteliği…

Burası hayalini kurduğunuz restoran mı? İstanbul’da eşsiz bir kaçış noktası, ismini de bu yüzden Noi koyduk. Bize, bizden…

YAPIM RANA KORGÜL  FOTOĞRAFLAR BURAK TEOMAN